“Karaciğer kanseri erken tanıyla kontrol altına alınabilir”

"Karaciğer kanseri erken tanıyla kontrol altına alınabilir"

Karaciğer kanserinin büyük ölçüde önlenebilir bir hastalık olduğunu belirten Organ Nakli (Genel Cerrahi) Uzmanı Prof. Dr. Şinasi Sevmiş, “En önemli hedef siroz gelişimini engellemektir. Bunun için alkol tüketiminden kaçınılmalı, Hepatit B ve C enfeksiyonlarına karşı önlem alınmalıdır. Hepatit B aşısı bu noktada son derece etkilidir” dedi.

İstinye Üniversitesi Gaziosmanpaşa Hastanesi Organ Nakli (Genel Cerrahi) Uzmanı Prof. Dr. Şinasi Sevmiş, karaciğer kanserinin çoğu zaman siroz zemininde geliştiğini belirterek, düzenli takip ve korunma yöntemleriyle hastalığın önlenebileceğine dikkat çekti.
Karaciğer kanserinin önemli bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Şinasi Sevmiş, karaciğerde görülen tümörlerin büyük bölümünün başka organlardan yayılan kanserler olduğunu belirtti. Prof. Dr. Sevmiş, “Karaciğer tümörlerinin büyük kısmı mide, bağırsak, pankreas, meme ve akciğer gibi organlardan yayılım sonucu ortaya çıkar. Karaciğerin kendi kaynaklı tümörleri ise tüm kanserlerin yaklaşık yüzde 10’unu oluşturur”
Dünya genelinde her yıl yaklaşık 1 milyon kişiye karaciğer kanseri tanısı konulduğunu vurgulayan Prof. Dr. Sevmiş, “Ne yazık ki yine yaklaşık 1 milyon kişi her yıl bu hastalık nedeniyle yaşamını yitiriyor. Bu veriler, karaciğer kanserinin ne kadar ciddi bir sorun olduğunu açıkça ortaya koyuyor” şeklinde konuştu.
“Karaciğer kanserine yol açan etkenler”
Karaciğer kanserinin en sık siroz zemininde geliştiğini dile getiren Prof. Dr. Sevmiş, “Vakaların yaklaşık yüzde 80’i siroz hastalarında görülmektedir. Özellikle Hepatit B ve hepatit C’ye bağlı siroz önemli risk faktörüdür. Bunun dışında bazı genetik geçişli hastalıklar, metabolik hastalıklar ve aflatoksin gibi toksik maddelere maruziyet de karaciğer kanserine yol açabilmektedir” diye konuştu.
“Belirtiler sinsi ilerleyebiliyor”
Karaciğer kanserinin erken dönemde belirti vermeyebileceğini söyleyen Prof. Dr. Sevmiş, “Hastalık genellikle yorgunluk, iştahsızlık ve kilo kaybı gibi genel şikâyetlerle kendini gösterebilir. Karnın sağ üst kısmında ağrı ve siroz hastalarında ani genel durum bozulması da önemli uyarı işaretleridir” dedi.
“Düzenli kontroller aksatılmamalı”
Risk grubundaki kişilerin düzenli kontrollerini aksatmaması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Sevmiş, “Özellikle siroz hastaları ultrasonografi ile düzenli olarak takip edilmelidir. Bilgisayarlı tomografi, MR ve bazı kan testleri de tanıda kullanılmaktadır. AFP adlı tümör belirtecinin takibi, erken evrede tümör saptanmasına yardımcı olabilir” ifadelerini kullandı.
“Tedavi edilmezse sonuçları ağır olabilir”
Tedavi edilmeyen karaciğer kanserinin seyrinin oldukça kötü olduğunu belirten Prof. Dr. Sevmiş, “Belirti vermeye başlayan tümörlerin büyük kısmı cerrahi olarak çıkarılabilecek evreyi geçmiş oluyor. Cerrahi uygulanabilen hastalarda ortalama yaşam süresi uzarken, tedavi edilemeyen hastalarda bu süre ne yazık ki aylarla sınırlı kalabiliyor” diye konuştu.
“Karaciğer nakli en etkili yöntem”
Karaciğer kanserinde en etkili tedavi yöntemlerinden birinin karaciğer nakli olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Sevmiş, “Siroz zemininde gelişen tümörlerde karaciğer nakli, hem sirozu hem de kanseri aynı anda tedavi etme şansı sunar. Nakil şansı olmayan hastalarda ise tümörün cerrahi olarak çıkarılması veya girişimsel yöntemlerle kontrol altına alınması hedeflenir” dedi.
Cerrahiye uygun olmayan hastalarda farklı yöntemlerin devreye girdiğini ifade eden Prof. Dr. Sevmiş, “Kemoembolizasyon, radyoembolizasyon, radyofrekans ablasyon ve alkol enjeksiyonu gibi girişimsel yöntemlerle hastalığın ilerlemesi yavaşlatılabilir ve yaşam süresi uzatılabilir” açıklamasında bulundu.
“Karaciğer kanseri önlenebilir”
Karaciğer kanserinin büyük ölçüde önlenebilir bir hastalık olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Sevmiş, “En önemli hedef siroz gelişimini engellemektir. Bunun için alkol tüketiminden kaçınılmalı, hepatit B ve C enfeksiyonlarına karşı önlem alınmalıdır. Hepatit B aşısı bu noktada son derece etkilidir” dedi.
Genetik geçişli bazı hastalıkların erken tanınmasının da önem taşıdığını belirten Prof. Dr. Sevmiş, “Aile bireylerinde tarama yapılması ve gerekli tedavilerin başlanması, ileride gelişebilecek karaciğer kanserinin önüne geçebilir” şeklinde konuştu.
“Erken tanı haya kurtarıyor”
Son olarak siroz hastalarının yakın takibinin önemine değinen Prof. Dr. Sevmiş, “Bu hastalarda düzenli kontroller sayesinde karaciğer kanseri erken evrede yakalanabilir. Erken tanı konulan hastalarda cerrahi veya karaciğer nakli ile yaşam süresi belirgin şekilde uzatılabilmektedir. Erken tanı, karaciğer kanserinde en etkili yöntemimizdir” diyerek açıklamalarını sonlandırdı.

Exit mobile version