Geçmişine Sahip Çıkamayan, Geleceğe Yön Veremez…

Geçmişine Sahip Çıkamayan, Geleceğe Yön Veremez…

Bildiğiniz gibi 2024 yerel seçimlerinde Sancaktepe Belediyesi, AK Parti’den CHP’ye geçti. Sancaktepe Belediye Başkanı Sayın Alper Yeğin, göreve geldiği günden bu yana ilçede kendi döneminden önce yapılan çalışmaları yok saymak başta olmak üzere geçmişte yapılan eserlerin isimlerini değiştirerek sanki geçmişi silme çabası içerisinde olduğu gözüküyor.

Hatırlayalım; göreve geldiği ilk günlerde, önceki dönem Belediye Başkanı Sayın Şeyma Döğücü hakkında “jakuzi” tartışması gündeme getirildi. Ortaya atılan bu iddiayı desteklemek amacıyla CHP’li gazeteci İsmail Saymaz’ı belediyeye davet edilerek başkanlık katındaki banyolar gezdirildi. Ancak “jakuzi” diye sunulan yerin aslında normal bir duşakabinli banyo olduğu görüldü.

 

Bu arada Şeyma Döğücü “jakuzi” ve “baklava iddeaları için açtığı davaları kazandı.

 

Öte yandan, Alper Yeğin’in göreve başladıktan sonra ilçede kapatılan bilgi evleri şöyle; Ahmet Yesevi, El Cezeri ve Abdullah Bayram Bilgi Evleri oldu. Sancaktepe Belediyesinin kendi öz projesi olan ve birçok başarıya imza atan Genç Gelecek Gençlik merkezinin kapatılması dikkat çekmektedir. Oysa bu merkezlerde Sancaktepeli gençler, özellikle üniversiteye hazırlık sürecinde eğitim desteği alıyor ve önemli kazanımlar elde ediyordu. Kapatılan bilgi evlerinden biri olan Kemal Türkler Mahallesi’ndeki Abdullah Bayram Bilgi Evi’nin içeriği değiştirilerek Sarıgazi Sosyal Kafe’ye dönüştürülmesi de bu anlayışın bir yansımasıdır.

Bunun yanı sıra yayalaştırma projeleri kapsamında yaşanan trafik sıkışıklığı, esnafın karşılaştığı zorluklar, ilçede artan çukur ve çöp sorunları gibi birçok konu da vatandaşların gündeminde yer almaktadır. Ancak Sancaktepe’nin Ana muhalefeti olan AK Parti Sancaktepe İlçe Teşkilatı’nın bu konularda kamuoyuna güçlü bir şekilde yansıyan bir duruş sergileyememesi dikkat çekicidir.

Jakuzi iddiası karşısında da AK Parti teşkilatının yalnızca cılız bir basın açıklamasıyla yetinmesi, dönemin Belediye Başkanı Şeyma Döğücü’nün adeta tek başına mücadele verdiği izlenimini oluşturmuştur.

Peki, bir anne, bir kadın ve başörtülü bir yönetici olan Şeyma Döğücü’ye neden böyle bir iddia yöneltildi? Hayatına baktığımızda, 28 Şubat sürecinde kamusal alandan dışlanan başörtülü kadınlar için mücadele eden, üniversite kapılarında hak arayan ve mahkeme salonlarında direnen bir isim görüyoruz. Bugün başörtülü kadınların birçok alanda söz sahibi olabilmesinde, o dönemde verilen bu mücadelelerin payı büyüktür. Bu nedenle yapılan ithamların haksız ve maksatlı olduğu kanaatini taşıyorum.

Son olarak; bilgi evlerinin kapatılması, isimlerinin değiştirilmesi ve işlevlerinin dönüştürülmesi, geçmişi silme çabasının bir başka örneği olarak karşımıza çıkmaktadır.

Şimdi sormak gerekiyor:
Hızla büyüyen bir ilçe olan Sancaktepe’de muhalefet yeterince güçlü mü?

Sadece sosyal medyada fotoğraf paylaşmakla muhalefet yapılmış olur mu?

Oysa gerçek muhalefet, ilçenin gündemini belirleyen, sorunlara çözüm üreten bir anlayış gerektirir.

Bu noktada Sancaktepe’de ana muhalefet başta olmak üzere tüm muhalefet partilerinin muhalefette yeterli olduğunu siz düşünüyor musunuz?

Bu yüzden diyorum ki:
Geçmişine sahip çıkamayan, geleceğe yön veremez.

Selam ve Dua ile…

Exit mobile version