Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi, Türkiye’nin ilk “Yapay Zeka Destekli Öğrenci Başarı Analizi Sistemi”ni geliştirdi. Sistemle birlikte eğitim programları güncel tutularak; öğrencinin bilgi, beceri ile yetkinlik gelişimi mezuniyete kadar izlenebilecek.
Yükseköğretim Kurulu’nun (YÖK) “2030’a Doğru Türk Yükseköğretiminin Yol Haritası” vizyonu doğrultusunda üniversitenin tarafından geliştirilen sistem, eğitim süreçlerinin dünyadaki hızlı değişim ve dönüşüme uyum sağlamasını hedefliyor.
Geliştirilen modelle, eğitim programlarının güncelliği korunurken, öğrencilerin bilgi, beceri ve yetkinlik gelişimleri mezuniyete kadar veri tabanlı olarak izlenebilecek. Program tasarımından, derslerin verilme ve değerlendirmeye kadar tüm süreçleri kapsayan sistemde yapay zeka, akademisyenlere her adımda karar destek mekanizması olarak hizmet verecek.
Kişiselleştirilmiş öğrenmeye geçiliyor
Sistemde öğrencilerin kazanımları kişiselleştirilebiliyor. Kazanımlar önceki haftalarda yapılan ve kaydedilen aktivitelere ve sınav sonuçlarına göre yapay zeka ile analiz ediliyor. Bu analiz sonucunda her öğrencinin ders kazanımlarını hangi düzeyde başardığı belirleniyor ve sonraki haftalar için öğrenciye özel; ödev, telafi çalışmaları ve destekleyici öğrenme önerileri sunuluyor.
“Teknolojiyi gelişmeleri desteklemeye devam edeceğiz”
Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Dr. Talip Emiroğlu, üniversite tarafından geliştirilen bu sistemin, dünyadaki değişime ve yeniliklere uyum sağlaması açısından son derece önemli olduğunu vurguladı. Dr. Talip Emiroğlu, bu tür inovatif gelişmeleri desteklemeye devam edeceklerini söyledi.
“Dünya sürekli değişiyor, eğitimi güncel tutmalıyız”
Projeye ilişkin bilgilendirmelerde bulunan Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Muzaffer Elmas ise sistemin temel amacının değişen dünyaya ayak uydurabilen dinamik bir yükseköğretim modeli oluşturmak olduğunu belirterek, “Bu proje aslında yükseköğretimin ve üniversitelerin, teknoloji ve yapay zeka destekli hızlı değişime uyum sağlaması için geliştirilmiş bir eğitim-öğretim yönetim sistemidir. Artık dünya 3-5-10 yılda bir değişmiyor, sürekli değişiyor. Bu nedenle eğitim-öğretimi de sürekli güncel tutmamız gerekiyor. Sistemin en önemli faydası tam olarak budur” dedi.
Sistem böyle işleyecek
Sistemin işleyişi hakkında bilgi veren Elmas, her dersin kazandıracağı yetkinliklerin net olarak tanımlandığını belirterek, şunları kaydetti:
“Bu modelde her dersin öğrenciye hangi bilgi, beceri ve yetkinliği kazandıracağı net olarak tanımlanıyor. Bu kazanımların hangi derslerle, üniversite içi ya da dışı hangi faaliyetlerle, hangi yöntemlerle elde edileceği sistem içinde yer alıyor ve sürekli güncelleniyor. Mezuniyet aşamasında ise öğrencinin üniversitenin garanti ettiği bilgi, beceri ve yetkinliklere ne ölçüde ulaştığını açık şekilde görebileceğiz.”
“Yapay zeka ölçme, değerlendirme ve gelişimi izleyecek”
Yapay zekanın öğrenciyi pasifleştiren değil, aktif öğrenmeyi destekleyen bir araç olarak kullanıldığını vurgulayan Prof. Dr. Muzaffer Elmas, “Öğrencinin sınıf içinde dersin 3’te 2’sini aktif geçirmesini hedefliyoruz. İnceleme, araştırma, sunum, rapor hazırlama gibi faaliyetlerle dersler interaktif yürütülecek. Yapay zeka burada ölçme, değerlendirme ve gelişim takibini yapacak. Öğrencinin gelişimi sürekli izlenecek ve desteklenecek” diye konuştu.
Mezuniyet öncesinde eksiklikler tamamlanacak
Elmas, mezuniyet öncesinde öğrencinin eksiklerinin tespit edilerek tamamlanmasının da sistemin önemli bir ayağı olduğunu dikkati çekerek, “Öğrenci mezun olmadan önce, dünyaca kabul edilen bilgi, beceri ve yetkinliklere hangi oranda sahip olduğunu göreceğiz. Eksik kalan yönlerini yine yapay zeka desteğiyle ve akademik geri bildirimlerle tamamlamayı hedefliyoruz. Ayrıca sistemimiz bireysel ve kişiselleştirilmiş öğrenmeye de son derece uygun” şeklinde konuştu.
“Nihai karar akademisyene aittir”
Yapay zekanın bir araç olduğunu, asıl rolün akademisyende bulunduğunu vurgulayan Prof. Dr. Elmas, “Bu bir karar destek sistemidir. Nihai karar her zaman akademisyene aittir. Sistem öğretim üyelerinin işini kolaylaştırırken, aynı zamanda daha fazla akademik hakimiyet gerektiriyor. Akademisyen artık öğrencinin hangi konuda eksiği olduğunu çok net görebilecek ve buna göre süreci yönetecek” dedi.
Türkiye’de bir ilk
Üniversitenin vizyonuna da değinen Prof. Dr. Muzaffer Elmas, “Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi olarak ismimizin de taşıdığı teknoloji vurgusuna uygun bir adım attık. Bu yönüyle özgün ve yerli bir üründür. Türkiye’de bu sistemi sistematik olarak uygulayan ilk üniversite olma özelliğini taşıdığımızı düşünüyoruz” ifadelerini kullandı.
