Vatan Sevgisi İmandandır!

Vatan Sevgisi İmandandır!

Vatan Sevgisi İmandandır!

 

Sözüm imanı olana, gayrısı alınganlık yapmasın!

Kıymetli Okuyucum;

 

Vaktiyle Hollanda hükümeti büyükelçilik ataması yapar.

Görevi Türkiye‘ye çıkan büyükelçi yanındakilerine; Onca yıl Türkiye ‘de zaman nasıl geçer, diyerek sitem edince ülkemizde büyükelçilik yapmış bir diplomat şöyle der;

Türkiye Cumhuriyeti öyle bir ülkedir ki, bizim Avrupa ‘nın elli yılda yaşamadıklarını adamlar haftalık yaşarlar. Yediden yetmişe aksiyon dolu ve vatanını seven bir toplumdur.

Türkiye’de zaman su gibi akar ve görev sürenin nasıl geçtiğini anlayamazsın bile.

 

Efendim, hani derler ya; Yüce dağın tepesinde kar ve fırtına eksik olmaz!

Eğer büyükseniz veya büyümeye küllerinizden yeniden doğmaya çalışıyorsanız bazı kaderleri yaşamaya rıza göstermişsiniz demektir.

Bizler Anadolu’da yaşayan Türkler, Kürtler, Araplar hatta yetmiş iki millet olarak, Selçuklu’ dan Osmanlı’ ya, oradan da Türkiye Cumhuriyeti’ne uzanan büyük bir mirasın ve iradenin hamisiyiz!

Tarihin hiçbir döneminde bu saydığım İmparatorlukların hamur ve mayasını oluşturan milletlerde kavga söz konusu değildir. Bu manzarayı Kudüs Fatih’i Sultan Selahattin ‘de, Mısır Fatih’i Yavuz Sultan Selim’de, İstanbul Fatih’i 2. Mehmed’de, oradan Çanakkale’ye ve son olarak da 15 Temmuz’da görmek mümkündür evvel Allah.

 

Hiç şüphesiz, bizleri birleştirici ve tek vücut haline getirici olan ana unsur İslam dininin emir ve yasaklarını bilmek, yaşamak, açıkça biat ve tavizsiz korumaktır.

 

Bizler kadim tarihimizi, mezkur milletler ve dahi saymadığım nice toplumların sağlam iradeleri ve fitneye mahal vermeyen ferasetleri sayesinde altın harflerle yazılı destanlarla süslemiş bir toplumuz.

 

Özellikle, batasıca batı ve bir sömürge devleti olan Amerika gibi kahramanlarını kameraların ve televizyonların emzirdiği, kartondan kaplan ve yalan üzerine inşa edilmiş bir medeniyet asla değiliz.

 

Efendiler, çocuklarımız;

İngilizceyi öğrenirken İngilizleri, Arapça öğrenirken Arapları, Türkçeyi veya herhangi bir dili öğrenirken o dilin sahibi olan milletleri de öğrenmeleri gerektiği gibi, adını taşıdığı şahsiyet kimse o şahsiyeti ve hayatını da öğrenmeleri elzemdir!

 

Bizde sonradan kahraman olunmaz, zira yiğitlik soydan ve kandan gelir!

Bizde Musa’lar doğuştandır ve Firavunlar o Musa’nın gelmesinin önüne geçemez!

Bizde analar beşiğinde bebelerini “gözümün gördüğü hiçbir şeyden korkmam” diyen Hz. Hamza’ların cenkleriyle ninniler!

Biz bir erkeğe Ali adını verdiysek, günü geldiğinde Hayber kalesinin kapısını koparıp Yahudilerin korkulu rüyası olacak diye verdik!

Eğer bir bebeğin adına Selahattin dediysek, anla ki o bebeğin ninnisinde ve rüyasında Kudüs vardır!

Bir anne çocuğuna Aişe demişse, bil ki o yavruda hayırlı ilim, iffet ve teslimiyet kanı vardır.

Biz kızlarımıza Zeynep adını verdiysek, Hz. Ebubekir (ra) gibi bir babanın vefalı kızı ve Peygamberin afife hanımı olmanın verdiği mesuliyeti taşıyan gonca güldür diye verdik.

 

Eğer kızımıza Hafsa adını koymuşsak, Hz. Ömer (ra)’nın tedris ve terbiyesinden Hz. Peygamber (as) ailesine ve oradan ümmetin kızlarına sadakat tohumunu taşısın diye verdik.

 

 

Zira biz, kökleri Türkistan’dan başlayıp, dalları Afrika’dan Avrupa ‘ya uzanan ve gövdesi Anadolu olan büyük ve ulu bir çınarız!

Kafkaslar’dan Balkanlar’a dünyanın dört bir yanına merhametiyle nam salmış, zalimin korkulu rüyası ve mazlumun umudu olmuş bir milletiz.

Efendiler; Akıl, fikir ve vicdanların kaygan zeminde sağlam bir ipe tutunmaya çalıştığı ve çoğu zaman da başarılı olamadığı sıkıntılı bir süreçten geçmekteyiz.

Özellikle yaşadığımız sorunlara baktığımızda bizim kök hücre sorunumuz olduğu aşikardır.

Bu kök hücreyi bir sonraki kuşağa taşıyan yegane unsur hiç şüphesiz ailedir.

Aile kalesinde çıkan en küçük bir delik asırlarca tamir edilemeyecek büyük hasarlar meydana getirdiğinin acı şahitleriyiz.

 

Bu ülke Siyonizm’e, emperyalizme, komünizme, faşizme ve anarşizme peşkeş çekilecek ülke değildir!

Mezkur soyu kesiklerin programdasını yapacak ve yaptıracak kadar aciz ve ucuz bir millet hiç değilidir!

Eğer düşmanı sevindirenler varsa ki var, onların da idrak, kan ve soy tahlilleri bozuk çıkmış ve suyu bozuk oldukları tescillenmiştir.

 

Bununla birlikte ufak tefek iç yaramazlıkları bünyesinde eritmeyi bilen ve düşmanını sevindirmeyecek kadar da asil bir milletiz. Elhamdülillah.

 

Her toplumda olduğu gibi bizim toplumumuzda da hastalıklı fikirlere sahip, Siyonizm sevdalısı, din ve vatan deyince bir tarafından çıban çıkmış gibi zıplayan ve  nesli tükenmekte olan türler de mevcuttur!

Bizler bunlarla mücadele etmeyi bilen ve kendinden sonraki nesillerine de bu mücadeleyi miras bilinciyle bırakan ve öğreten bir milletiz. Hamdolsun.

 

Biz bu dinin ve vatanın sevdalısı, delisiyiz kardeşim!

Düğüne gider gibi ölüme giden ve vatanın canı pahasına korumaya yemin etmiş biriyle uğraşmak isteyen varsa buyursun!

Exit mobile version