Suriye’de son dönemde tırmanan çatışmalar ve değişen siyasi dengelerin, bölgenin kadim halklarını büyük bir tehdit altına soktuğunu belirten Sancaktepe Birlik Cemevi ile Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Emek Cemevi yönetimleri, Alevi toplumunun sistematik biçimde hedef alındığını vurgulayarak kamuoyuna çağrıda bulundu.
“Suriye’de Alevi Katliamı Var” başlığıyla yapılan basın açıklaması, Sancaktepe Sarıgazi Demokrasi Caddesi’nde gerçekleştirildi. Açıklamayı, Sancaktepe Birlik Cemevi Başkanı Şener Korkmaz ile Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Emek Cemevi Başkanı Özgür Gülşen birlikte ev sahipliği yaptı. Emek Cemevi Başkanı Özgür Gülşen”in basın açıklaması yaptığı etkinliğe çok sayıda sivil toplum kuruluşu temsilcisi ve vatandaş katıldı.
Emek Cemevi Başkanı Özgür Gülşen, yaptığı basın açıklamasında, Kerbela’dan günümüze uzanan Alevi tarihinin acılarla dolu olduğu hatırlatılarak, Türkiye’de yaşanan Maraş, Çorum, Sivas ve Gazi olayları ile Suriye’de bugün yaşananların benzerlik taşıdığı ifade edildi.

Açıklamada; Humus, Halep ve Lazkiye başta olmak üzere birçok bölgede Alevi köylerinin sistematik şekilde hedef alındığı, yüzlerce Alevi sivilin yaşamını yitirdiği, kadınların, çocukların ve yaşlıların kaçırıldığına dair çok sayıda raporun kamuoyuna yansıdığı belirtildi.
Yaşananların artık tartışmasız biçimde bir katliam ve ağır insan hakları ihlali olduğu vurgulanırken, uluslararası çevrelerde de bu yönde değerlendirmelerin yapıldığına dikkat çekildi.
“Raporlar Var Ama Akan Kan Durmuyor”
Birleşmiş Milletler ve bağımsız insan hakları kuruluşlarının sivil hedeflere yönelik saldırılara ilişkin raporlar hazırladığı ifade edilen açıklamada, özellikle Alevi toplumuna yönelik ihlallerin bu raporlarda yer aldığı ancak hazırlanan belgelerin sahadaki katliamları durdurmaya yetmediği dile getirildi.
“Kayıt altına alınan her ölüm, durdurulmayan her saldırı, uluslararası sistemin vicdan sınavında sınıfta kaldığını göstermektedir” denilen açıklamada, yaşananların yalnızca bir güvenlik sorunu olarak ele alınmasının gerçekleri perdelediği belirtildi.
“Bu Bir Mezhepsel Nefret ve Soykırım Sürecidir”
Alevi kurumları adına yapılan değerlendirmede, Suriye’de yaşananların sadece iç savaş ya da kaos olarak sunulmasının kabul edilemez olduğu vurgulandı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Bizler bu yaşananları açık bir mezhepsel nefret saldırısı, toplumsal infaz ve hatta bir soykırım süreci olarak tanımlıyoruz. Hedef alınan Alevilerdir, öldürülen Alevi sivillerdir, yok sayılan Alevi yaşamıdır.”
Alevi toplumunun tarihsel hafızasında bu acıların yeni olmadığına dikkat çekilerek, bugün Suriye’de yaşananların Alevi kimliğinin sistematik biçimde yok edilmek istendiğini gösteren yeni bir halka olduğu ifade edildi.
“Susmayacağız, Adını Doğru Koyacağız”
Basın açıklamasında, Hacı Bektaş Veli’nin “mazlumun yanında, zalimin karşısında olma” öğretisine vurgu yapılarak, Alevi kurumlarının barışın, kardeşliğin ve yaşam hakkının savunucusu olmaya devam edeceği belirtildi.
Açıklama, Pir Sultan Abdal’ın
“Dönen dönsün ben dönmezsem yolumdan”
sözleriyle son buldu.



