Çin Halk Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu Wei Xiaodong’un ev sahipliğinde Çin’in “At Yılı Bahar Bayramı” İstanbul’daki etkinlikle kutlandı.
Çin’in “At Yılı Bahar Bayramı”, Çin Halk Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu Wei Xiaodong’un ev sahipliğinde İstanbul’da düzenlenen resepsiyonla kutlandı. “İçimizi Isıtan Bahar Bayramı, Çin Yeni Yıl Kutlaması” resepsiyonuna yoğun katılım gösteren konuklar, bu özel gecede Türk ve Çin’in mutfak lezzetlerini tadımlarken geleneksel kukla gösterileri ve kültürel performanslar büyük beğeni gördü.
Açılış konuşmasını yapan Dışişleri Bakanlığı İstanbul Temsilcisi Büyükelçi Ayşe Sözen Usluer, Çin halkı için büyük anlamda yaşayan Çin Yeni Yılı’nın gelişini karşılamaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade ederek, “Bahar Bayramı olarak bilinen Çin’in yeni yılı yenilenmenin, umudun, birlikteliğin ve aile bağlarının güçlendiği özel bir dönemdir. Aynı değerler Türk kültüründe de çok önemli ve merkezi bir yere sahiptir. Türkiye’yle Çin Halk Cumhuriyeti arasındaki dostluk ve işbirliği, bu ortak insani değerler temel, üzerinde yükselmektedir” dedi.
Yeni yılın Çin takvimine göre At Yılına denk gelmesine vurgu yapan Usluer, “At, Çin kültüründe cesareti, kararlılığı ve durmaksızın ileriye atılmayı simgelemektedir. Türk kültürünün de kadim ve ayrılmaz bir parçası olan at, ilerleme ve geleceği temsil ettiği gibi yiğit hali ve şans almanın gelmektedir. Bu yönüyle yeni yılın cesaret, kararlılık dolu ve Türkiye Çin ilişkilerinin durmaksızın gelişerek güçleneceği yeni yıl olmasını temenni ediyorum” ifadelerini kullandı.
Geçtiğimiz yıllarda yapılan üst düzet temas ve ziyaretle iki ülke arasındaki ilişkilere vurgu yapan Usluer, “Her alanda önemli bir ivme yakalandığını görmekteyiz. Cumhurbaşkanımız ve Devlet Başkanı Xi Jinping’in vizyoner yaklaşımları doğrultusunda ikili ilişkilerimizi karşılıklı saygı ve halklarımızın menfaatleri doğrultusunda ilerlemeye, karşılıklı siyasi ve stratejik güveni pekiştirmeye devam ediyoruz” dedi.
Türkiye’nin Asya, Afrika ve Avrupa’nın kesiştiği bir bölgede konumlandığına ve önemli bağlantı noktası olan İstanbul’dan Çin’e uçuşların arttırılmasının halklar arasındaki sosyal, kültürel ve ekonomik etkileşimlerin gelişeceğini gösterdiğini vurgulayan Usluer konuşmasını şu şekilde tamamladı:
“Ülkelerimiz arasında beşeri ve ticari münasebetleri daha da pekiştirebilmesi için ülkemizden Çin’e seyahat edecek turistler için 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren vize muafiyeti uygulaması başlatmış bulunmaktayız. Türkiye ve Çin, köklü tarihlere ve zengin kültürel miraslara sahip iki büyük medeniyettir. Ülkelerimiz arasındaki ilişkiler, karşılıklı saygı, diyalog ve işbirliği anlayışıyla her geçen gün daha da değişmekte ve güçlenmektedir. 2025 yılı itibariyle Çin, en büyük ticaret ortağımız konumuna yükselmiştir. Öte yandan kültürel etkileşimlerimiz, ekonomik işbirliklerimiz ve halklarımız arasındaki bağlar, geleceğe dair umutlarımızı pekiştirmektedir. Bu sene ayrıca Çin ile diplomatik ilişkilerimizin tesisinin 55. Yıldönümüne tekabül etmesi bakımından özel bir anlam taşımaktadır. İşbirliğinizin diğer önemli bir ayağını teşkil eden eğitim alanında da önemli mesafeler kat ettik. Çinli öğrencileri Türkiye’de eğitim almaları için davetli bulunduğumuzu buradan bir kez daha tekrarlamak isterim. Yeni yılın Çin halkına sağlık, mutluluk ve refah getirmesinin, Türkiye-Çin ilişkilerinin daha da gelişmesi, bölgenizde ve dünyada barış ve istikrarla katkı sağlamasına temenni ederim”
“Çin-Türkiye ilişkileri, artık daha olgun ve istikrarlı bir yeni aşamaya girmiştir”
Usluer’in ardından Çin’in Türkiye Başkonsolosu Wei Xiaodong ise “Burada bir araya gelerek Çin’in At Yılı Bahar Bayramı’nı birlikte kutlamanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bahar Bayramı, Çin milletinin en kadim ve en önemli geleneksel bayramıdır. Yılın başlangıcını, baharın gelişini simgeler” dedi.
“2025 yılı, Çin’in ‘14. Beş Yıllık Planı’nın tamamlandığı bir yıl olmuştur” diyen Xiaodong, “Geçtiğimiz 5 yıl boyunca azimle ilerledik, birçok zorluk ve sınamayı aştık ve belirlediğimiz hedefleri başarıyla hayata geçirdik. Çin tarzı modernleşme yolunda sağlam adımlar attık. Ülkemizin ekonomik büyüklüğü yeni eşikleri aşarak geçtiğimiz yıl 140 trilyon yuanı aşmış; ekonomik, bilimsel-teknolojik, savunma ve genel ulusal gücümüz yeni bir seviyeye ulaşmıştır” ifadelerini kullandık.
Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’in küresel yönetişim girişimini ortaya koyduğunu, dünya düzeninin dönüşüm geçirdiği kritik bir dönemde insanlığa yön gösteren bu önerinin 150’den fazla ülke ve uluslararası kuruluşun desteğini kazandığını vurgulayan Başkonsolos Xiaodong, konuşmasını şu şekilde sürdürdü:
“Uluslararası ortam nasıl değişirse değişsin, Çin’in uluslararası adalet ve hakkaniyeti savunma yönündeki kararlılığı değişmemiştir. Çin, insanlık için ortak geleceğe sahip bir topluluk inşa etme hedefinden sapmadan, karmaşık ve belirsizliklerle dolu dünyaya istikrar ve yapıcı katkılar sunmaya devam etmekte, uluslararası toplumdan giderek daha fazla anlayış ve takdir görmektedir. Bu yıl Çin, 15. Beş Yıllık Plan dönemine adım atacak ve APEC zirvesine ev sahipliği yapacaktır. Yüksek kaliteli kalkınmayı ilerletmeye, yüksek düzeyde dışa açılmayı genişletmeye ve dünya ile birlikte açıklık ve karşılıklı fayda yolunda ilerlemeye devam edeceğiz. Yeni yılda dünya daha da belirsiz bir tabloyla karşı karşıyadır; barış ve kalkınma ciddi sınamalarla karşı karşıyadır. Çin, insanlığın geleceğini ve halkların refahını merkeze alarak, tüm ilerici güçlerle birlikte daha aydınlık bir gelecek inşa etmeye hazırdır”
2025 yılında Devlet Başkanı Jinping ile Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Şanghay İşbirliği Örgütü’nün Tianjin Zirvesi marjında başarılı bir görüşme gerçekleştirdiğini hatırlatan Xiaodong, “Taraflar, Kuşak ve Yol Girişimi’nin yüksek kaliteli biçimde birlikte inşa edilmesi, ticaret ve yatırımın artırılması, altyapı, yeni enerji, tarım ve sağlık alanlarında iş birliğinin güçlendirilmesi ile eğitim ve turizm alanlarında değişimlerin teşvik edilmesi konularında geniş mutabakata varmıştır. Bölgemizdeki farklı kesimlerin Çin ile temasları giderek derinleşmektedir. Shanghai, Xinjiang, Sichuan ile Guangzhou ve Xi’an gibi Çin’in birçok eyalet ve şehrinden gelen heyetler Türkiye’yi ziyaret etmiş ve çok sayıda iş birliği anlaşması imzalamıştır. İki ülke arasındaki doğrudan uçuş sayısı haftada 98 sefere çıkarak son 15 yılın en yüksek seviyesine ulaşmış, karşılıklı ziyaretçi sayısı istikrarlı biçimde artmıştır. 2025 yılında Türkiye’yi ziyaret eden Çinli turist sayısı 425 bine ulaşarak tarihî en yüksek düzeye ulaşmıştır. 2 Ocak itibarıyla Türkiye’nin, Çin umuma mahsus pasaport hamilleri için vize muafiyeti uygulamasına başlamasıyla, gelecekte çok daha fazla Çinli turistin ‘anlık kararlarla’ romantik bir Türkiye yolculuğuna çıkacağına inanıyoruz. 2026 yılı, Çin ile Türkiye arasında diplomatik ilişkilerin tesisinin 55. yıl dönümüdür. Konfüçyüs der ki, “İnsan 50 yaşında kaderini anlar, 60 yaşında her sözü kavrar.” Bu söz, ülkeler arası ilişkilere de ışık tutmaktadır. Çin-Türkiye ilişkileri, artık daha olgun ve istikrarlı bir yeni aşamaya girmiştir. Devletler arası ilişkilerin temeli halkların yakınlığıdır. Geleceğe bakarken, Türkiye ile kalkınma stratejilerinin uyumunu güçlendirmeye, tüm alanlarda somut iş birliğini genişletmeye ve Kuşak ve Yol Girişimi’nin ikinci on yılına birlikte adım atmaya hazırız” ifadelerini kullandı.
Xiaodong konuşmasını şu şekilde tamamladı:
“Birkaç gün sonra At Yılı Bahar Bayramı’nı karşılayacağız. At, cesareti, birlikteliği ve direnci simgeler. Bu ruhu yaşatarak, 2026’daki diplomatik ilişkilerimizin 55. yıl dönümünü fırsat bilip Çin-Türkiye dostluğuna yeni bir canlılık katalım”
Çin’in At Yılı Bahar Bayramı İstanbul’da kutlandı



