1. Haberler
  2. Genel
  3. Marmara’nın derinliklerindeki “Hayalet Ağ” tehdidine sanat dokunuşu: Çıkarılan ağlar sanat eserine dönüştü

Marmara’nın derinliklerindeki “Hayalet Ağ” tehdidine sanat dokunuşu: Çıkarılan ağlar sanat eserine dönüştü

featured
0
Paylaş

Marmara Denizi’ndeki ekosistemi ciddi şekilde tehdit eden ve “hayalet ağ” olarak bilinen terk edilmiş balıkçı ağları, düzenlenen kapsamlı bir operasyonla deniz dibinden temizlendi. Deniz kirliliğine dikkat çekmek amacıyla hayata geçirilen “Mavi İz” projesi kapsamında çıkarılan atıklar sanat eserine dönüştürülerek çevre farkındalığı sağlandı.

Türkiye genelinde deniz kirliliğiyle mücadele son yıllarda ivme kazanırken, 2025 yılı verilerine göre denizlerden 11 yılda çıkarılan 2.9 milyon metrekare hayalet ağ; sorunun boyutunu bir kez daha gözler önüne serdi. 3 Mart Dünya Omega-3 Günü kapsamında Orzax’ın öncülüğünde Adalar Belediyesi, Deniz Temiz Derneği/TURMEPA ve Sualtı Fotoğrafçıları ve Filmcileri Derneği (SUFOD) iş birliğiyle yürütülen çalışmayla birlikte; denizlerin sürdürülebilirliği ve çevre bilincinin artırılması için dikkat çekici bir projeye imza atıldı. Deniz kirliliğine dikkat çekmek ve toplumsal farkındalık oluşturmak amacıyla üç yıl önce başlatılan sosyal sorumluluk projeleri, her yıl farklı bir tema ve sloganla aralıksız sürdürülüyor. Bu kapsamda; projenin ilk yılında “Mavi Bayrak, Mavi Kalp”, ikinci yılında “Mavi Gelecek” temasıyla hayata geçirilen çalışmalar, bu yıl ise “Mavi İz” adı altında gerçekleştirildi.

Marmara Denizi’ndeki su altı canlı hayatı ve ekosistem için ciddi tehlike oluşturan hayalet ağlar ve atık malzemeler; Büyükada açıklarında uzman dalgıçlar tarafından gerçekleştirilen çalışmalarla birlikte su altından temizlenerek karaya çıkarıldı. Deniz dibinden çıkarılan terk edilmiş ağlar ve plastik atıklar, heykel sanatçısı Büşra Kölmük tarafından özgün bir sanat eserine dönüştürüldü. Proje, sadece bir temizlik hareketi olmasının ötesinde, çevresel sorumluluğu görsel bir mesajla topluma ulaştırmayı amaçlıyor. Deniz ekosistemindeki tahribatı ve doğanın korunması gerektiğini simgeleyen bu eserle, su altındaki “görünmez” tehlikenin toplum tarafından fark edilmesi hedefleniyor.

“Denizden çıkarılan hayalet ağlar aslında kurtarılan hayatlar demek”
TURMEPA Genel Müdür Yardımcısı Mine Göknar, denizlerin hayalet ağlardan temizlenmesinin ekosistemin yanı sıra insan sağlığı ve sürdürülebilir beslenme açısından da kritik olduğuna dikkat çekerek, “Yaptığımız bu önemli çalışmada, Büyükada çevresinde denizden çıkarılan hayalet ağlar aslında sandığımızdan çok daha önemli bir işi başardı. Ve başarmaya da devam edeceğini umuyorum. Bu ağlar plastikten yapıldığı için zamanla parçalanarak mikroplastikleri sularımıza karışıyor maalesef. Denizden çıkarılan hayalet ağlar aslında kurtarılan hayatlar demek. Küçük bir müdahale gibi görünebilir ama deniz için gerçekten oldukça büyük bir adım” dedi.

“Sadece Büyükada’da değil iç denizlerimizde de aynı sorunlarla karşı karşıyayız”
TV Programcısı ve doğa aktivisti Güven İslamoğlu, bu tür çalışmaların büyük şirketlerin desteğiyle gerçekleştirilmesinin bütçe ve insan emeği açısından büyük önem taşıdığını dile getirerek, “Hayalet ağlar ve su uzun zamandır çalıştığım konulardan bir tanesi. Çok zor bir iş. Niye? Bu ağları çıkartmanız öyle kolay değil; enerji harcamanız lazım, bütçe ve insan emeği gerekiyor. Maalesef yer altını, özellikle de su altını es geçiyoruz. Sadece denizlerimizde, Büyükada’da değil, iç denizlerimizde de aynı sorunlarla karşı karşıyayız. Şirketlerin sosyal sorumluluk projeleri kapsamında dip temizliği yapılıyor. Bu tür şirketlere çok ihtiyacımız var. Biz de şirketlerle beraber, ortak çalışıyoruz. Bu projede bende varım ve destek veriyorum” ifadelerini kullandı.

“Denizlerde hayat varsa Omega-3’ü de sürdürülebilir şekilde elde edebiliyorsunuz”
Orzax CEO’su Yunus Emre Alimoğlu, denizlerin temizliğinin Omega-3 kaynaklarının sürdürülebilirliği ve kalitesi için hayati önem taşıdığını vurgulayarak, çevresel sürdürülebilirlik ile insan sağlığı arasındaki bağlantıya dikkat çekti. Alimoğlu konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
Omega-3’lerin en temel kaynağının denizler olduğunu biliyoruz. Dolayısıyla denizlerde hayat varsa buradaki kaynağı da sürdürülebilir bir şekilde elde edebiliyorsunuz. Omega 3, 22 yıl önceki kuruluş dönemimizde piyasaya sunduğumuz ilk ürünlerden biriydi. Bu alana duyduğumuz hassasiyet ve çevresel sorumluluk bilincimiz doğrultusunda; deniz kirliliğine ve ekosistemin korunmasına dikkat çekmek amacıyla bu projeyi hayata geçirdik.
Toplumsal farkındalık oluşturmak amacıyla üç yıl önce başlatılan sosyal sorumluluk projemizi, her yıl farklı bir tema ve sloganla aralıksız sürdürüyoruz. Bu kapsamda; projenin ilk yılında “Mavi Bayrak, Mavi Kalp”, ikinci yılında “Mavi Gelecek” temasıyla hayata geçirdiğimiz çalışmalar, bu yıl ise “Mavi İz” adı altında gerçekleştirdik. Bizim çalışmış olduğumuz pazar insanların sağlığını koruyan, sağlıklı yaşamalarını sağlayan, hastalıkları önleme amacıyla kullanılan ürünlerden oluşuyor. Yaşlanmadan önce, hastaneye gitmeden önce insanların hayatına dokunabilecek ürünler üretiyoruz. Omega-3’de bu kategorilerden birisi. İnsan sağlığı üzerine özellikle göz, beyin, sinir sistemi ve kalp damar sağlığı noktasında olumlu etkileri olan bir ürün kategorisi.”

“Yarın bir pişmanlık duymamak için bugünden farkındalık oluşturmaya çalışıyoruz”
Endüstrileşme nedeniyle çevre kirliliğinin ciddi boyutlarda arttığını ve bu noktada hızlıca önlemler alınması gerektiğini belirten Alimoğlu, “Denizler yüz binlerce canlının yuvası aslında dönüp baktığımızda. Aynı zamanda iklimin sağlıklı şekilde yürüyebilmesi için, sıcağın dengelenebilmesi için, çok önemli bir pozisyonda. Bir taraftan beslenme zinciri açısından hayatımıza değer katan besin zinciri noktasında önemli bir pozisyonda. Yüz binlerce canlıya ev sahipliği yapan, dolayısıyla ciddi bir biyokütleyi kendi yapısında barındırıyor. Denizlerin bu besleyici hayat düzeyine ulaşabilmesi belki milyarlarca yıl aldı. Fakat özellikle son dönemlerde toplumların ciddi şekilde endüstrileşmesi, plastiklerin hayatımıza girmesiyle beraber çok hızlı şekilde kirlettiğimizi görüyoruz. Dolayısıyla yarın bir pişmanlık duymamak, bugünden önlenebilecek bir pozisyonda olduğumuz için şu an sosyal sorumluluk projeleriyle bu alanda farkındalık oluşturmaya çalışıyoruz” diye aktardı.

“Bu ekosistemin hayatımıza çok büyük katkıları var, onu korumamız gerekiyor”
Adalar Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat, hayalet ağların deniz ekosistemi üzerindeki yıkıcı etkisine ve bu ağların çıkarılmasının oldukça zahmetli bir süreç olduğuna dikkat çekerek, şunları aktardı:
“Yıllardır etkinlikler yapıyoruz ama bu proje geldiğinde çok heyecanlandım. Bu farkındalığı herkesin bilmesi çok kıymetli. Su üstündeki hayat gibi denizin altında da bir ekosistem var ve hayatın devamında, o sistemin de bizim hayatımıza çok büyük katkıları var ve bu ekosistemi korumamız gerekiyor. Orzax Mavi İz projesiyle geldiğinde ben de özellikle bir su altı balıkadamı olarak yıllardır verdiğim desteği verdim ve severek kabul ettim. Beraber denizin dibindeki canlılığı ve yavaş yavaş yok olmaya yüz tutmuş hayatı beraber görüntüledik, temizledik. Hem denizin altındaki ekosistemi korumak hem de suyun altındaki hayatı ve farkındalığı vurgulamak çok büyük bir olay.”

“Su altından çıkarmadığınızda hayalet ağlar yaklaşık 150 yıl pasif avlanmaya devam ediyor”
Marmara Denizi’nin hayalet ağ konusunda riskli bir durumda olduğunun altını çizen Akpolat, “Şu gerçeği söyleyelim: Marmara Denizi bizden yardım istiyor, içerideki ekosistem bizden destek istiyor. O alttaki ağlar o kayalara, o doğal taşlara takıldıkça ve oradan çıkarılmadıkça aşağıdaki yaşayan bütün canlılara tehlike arz etmeye devam ediyor. Onları oradan çıkarmadığınızda hayalet ağlar yaklaşık 150 yıl pasif avlanmaya devam ediyor. Bu konuda dikkat edilmesi lazım, denetimlerin yapılması lazım, temizlememiz lazım. Tabii bu sadece birkaç gönüllünün yapmasıyla mümkün değil; burada devletin üstüne düşen de bizlerin üstüne düşen de çok büyük görevler var. Vatandaşlarımızın üstüne de düşen çok büyük görevler var. O yüzden hayatımın son noktasına kadar bu konuda uğraşları vereceğim” dedi.

Düzenlenen etkinliğe Orzax CEO’su Yunus Emre Alimoğlu, Adalar Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat, TURMEPA Genel Müdür Yardımcısı Mine Göknar, Tv Programcısı Doğa Aktivisti Güven İslamoğlu ve çok sayıda doğasever katılım sağladı.

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü
Marmara’nın derinliklerindeki “Hayalet Ağ” tehdidine sanat dokunuşu: Çıkarılan ağlar sanat eserine dönüştü
+ -
Giriş Yap

Cadde News ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin