1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. AKDENİZ, BİR AÇIK HAVA HAZİNESİ

AKDENİZ, BİR AÇIK HAVA HAZİNESİ

featured
Paylaş

Son yaklaşık üç ay içerisinde mesleğimiz gereği ve geleceğe yönelik yeni projeler kapsamında Türkiye’nin birbirinden güzel şehirlerini ziyaret etme fırsatı bulduk. İlk bakışta bir gezi gibi görünse de aslında bu yolculukların her biri, yeni dostlukların kurulduğu, yeni projelerin şekillendiği ve ülkemizin farklı kültürlerini yakından tanıma imkanı sunan önemli bir çalışma süreciydi.

Bu süreçte Antalya, Muğla, Isparta, Denizli, Eskişehir ve Kocaeli başta olmak üzere birçok şehirde bulunma fırsatı yakaladık. Her ilin kendine özgü kültürü, tarihi, doğası ve insanıyla bizlerde unutulmaz izler bıraktığını gönül rahatlığıyla söyleyebilirim.

Antalya: Akdeniz’in Sıcaklığı Sadece Havasında Değil, İnsanlarında da vardı. Yolculuğumuzun en uzun duraklarından biri Antalya oldu. Antalya’nın sadece merkezini değil, birçok ilçesini de ziyaret ettik. Gittiğimiz her yerde dostlarımızın sıcak ilgisiyle karşılaşmak bizleri son derece mutlu etti.

Başta bizleri yalnız bırakmayan teyzemin oğlu Mehmet Aygün, Saadet Partisi Genel Merkez GİK Üyesi Ramazan Düzen ve isimlerini tek tek sayamadığım kıymetli dostlarıma gönülden teşekkür ediyorum.

Antalya denildiğinde çoğu kişinin aklına ilk olarak deniz, güneş ve tatil gelir. Ancak Antalya bundan çok daha fazlasıdır. Toros Dağları’nın eşsiz manzarası, yemyeşil doğası, tarihi kalıntıları, antik kentleri ve masmavi koylarıyla adeta açık hava müzesi niteliğinde bir şehir.

Kaş: gördüğüm en etkileyici ilçelerden biri oldu. Antalya’da bizi en çok etkileyen yerlerin başında hiç şüphesiz Kaş geldi.

Hayatım boyunca birçok il ve ilçe gezdim. Ancak Kaş’ın doğal güzelliği, sakinliği ve huzuru gerçekten bambaşka.

Öyle ki ben ve eşim Asiye Hanım, Kaş’ın büyüleyici atmosferine kendimizi o kadar kaptırdık ki fotoğraf çekmeyi bile unuttuk. Telefonlarımız cebimizde kaldı. Çünkü bazen bazı güzellikler objektife değil, insanın hafızasına ve gönlüne kaydoluyor.

Dar sokakları, begonvillerle süslenmiş balkonları, masmavi denizi ve eşsiz gün batımıyla Kaş, mutlaka görülmesi gereken ilçelerin başında geliyor.

Isparta: güllerin şehrinde huzurun kokusu ile karşılandık. Yolculuğumuzun bir diğer durağı ise Türkiye Cumhuriyeti’nin 9. Cumhurbaşkanı merhum Süleyman Demirel‘in memleketi Isparta oldu.

Bizleri misafir eden değerli ağabeyim Adnan Bey’e teşekkür ediyorum.

Şansımıza ziyaretimiz, Gül Festivali dönemine denk geldi.

Şehrin sokaklarında yürürken adeta gül kokusunu soluyorsunuz. Festival alanındaki atmosfer, rengarenk etkinlikler ve insanların samimiyeti Isparta’yı daha da özel hale getiriyor.

Gezdiğim şehirler arasında bana göre yaşam maliyeti açısından en ekonomik, en düzenli ve en huzurlu şehirlerden biri Isparta oldu. Trafik yoğunluğu az, şehir planlaması başarılı ve yaşam temposu oldukça sakin.

Denizli: Pamukkale’nin ötesinde bir tarih hazinesi sahip bir ilimiz.

Denizli denildiğinde herkesin aklına ilk olarak Pamukkale Travertenleri geliyor.

Elbette travertenler dünyanın sayılı doğal güzelliklerinden biri.

Ancak Denizli’nin gerçek zenginliği bana göre hemen yanında bulunan Hierapolis Antik Kenti.

Binlerce yıllık tarihi yapılar, antik tiyatro, sütunlar ve kalıntılar geçmişin izlerini günümüze taşıyor. Tarihe ilgi duyan herkesin mutlaka ziyaret etmesi gereken eşsiz bir kültür mirası.

Buradan bizleri misafir eden değerli dostum Adem Irakın’a da ayrıca teşekkür ediyorum.

Muğla: her ilçesi ayrı bir cennet.

Muğla ziyaretimizde Bodrum, Fethiye ve birçok ilçeyi görme fırsatımız oldu.

Türkiye’nin turizmde neden dünyanın sayılı ülkelerinden biri olduğunu bu bölgeleri gezdikçe daha iyi anlıyorsunuz.

Bodrum’un hareketli yaşamı, marinaları ve eşsiz koyları gerçekten görülmeye değer.

Bizlerle yakından ilgilenen Rizeli Osman ağabeyimize ve pansiyon çalışanlarına göstermiş oldukları misafirperverlik için teşekkür ediyorum.

Fethiye: Doğa ile turizmin kusursuz buluşması.

Muğla’nın en dikkat çeken ilçelerinden biri de hiç şüphesiz Fethiye.

Ölüdeniz’in turkuaz suları, Kelebekler Vadisi’nin doğal güzelliği, Babadağ’ın eşsiz manzarası ve tarihi Likya Yolu ile Fethiye sadece Türkiye’nin değil dünyanın da önemli turizm merkezlerinden biri.

Yılın on iki ayı hareketli olan ilçede hayat hiç durmuyor.

Ancak Karadeniz insanı olarak bizler için yaz aylarındaki sıcak hava şartlarının oldukça zorlayıcı olduğunu da söylemeden geçemeyeceğim.

Sancaktepe’den Fethiye’de bulunan dostlarımızı ziyaret ettik.

Fethiye’de bizi en çok şaşırtan konulardan biri de Sancaktepe’den tanıdığımız birçok ismin burada yaşamını sürdürmesi oldu.

Atatürk Mahallesi Muhtarı Cennet Hanım ile önceki dönem Sancaktepe Belediyesi CHP Meclis Üyesi Daimi Derin, bizleri büyük bir samimiyetle ağırlayarak yalnız bırakmadılar.

Gösterdikleri misafirperverlik ve yakın ilgileri bizleri son derece mutlu etti.

Kendilerine gönülden teşekkür ediyorum.

Eskişehir ve Kocaeli yazıları devam edecek.

Bu seyahatlerimiz kapsamında ziyaret ettiğimiz Eskişehir ve Kocaeli ile ilgili notlarımız da oldukça kapsamlı.

Bu iki şehirde edindiğimiz izlenimleri, tarihi ve kültürel yönlerini, dikkat çeken ayrıntıları ve yaşadığımız anıları önümüzdeki köşe yazılarımızda okuyucularımızla paylaşacağız.

Türkiye gerçekten bir açık hava hazinesi.

Yıllardır gazetecilik mesleği sayesinde ülkemizin birçok noktasını gezme fırsatı buldum.

Her yeni şehir bana aynı gerçeği bir kez daha gösterdi.

Türkiye sadece dört mevsimin yaşandığı bir ülke değil; tarihiyle, kültürüyle, doğal güzellikleriyle, deniziyle, yaylasıyla, gölleriyle, antik kentleriyle ve misafirperver insanlarıyla dünyanın en özel ülkelerinden biridir.

Bugün Avrupa’nın birçok ülkesini görmek isteyen vatandaşlarımız var. Elbette dünyanın her köşesi görülmeye değer. Ancak önce kendi ülkemizin sahip olduğu eşsiz zenginlikleri keşfetmemiz gerektiğine inanıyorum.

Çünkü Anadolu’nun her şehrinde ayrı bir tarih, ayrı bir kültür, ayrı bir hikaye ve ayrı bir güzellik saklı.

Yolumuz nereye düşerse düşsün, geriye dönüp baktığımızda hafızamızda kalan sadece gördüğümüz manzaralar değil; tanıştığımız insanlar, kurduğumuz dostluklar ve yaşadığımız güzel anılar oluyor.

İşte bu yüzden herkese bir tavsiyem var:

İmkanınız oldukça Türkiye’yi gezin…

Çünkü bu toprakların her köşesi keşfedilmeyi bekleyen ayrı bir cennet.

Selam ve Dua İle…

02 08 2026 Pazar

 

 

AKDENİZ, BİR AÇIK HAVA HAZİNESİ
Giriş Yap

Cadde News ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

KAI ile Sohbet Et

KAI ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka asistanı
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.