Filistin Kurtuluş Örgütü'ne (FKÖ) bağlı Toprakları Savunma ve Yerleşim Faaliyetleriyle Mücadele Ulusal Bürosu tarafından yayımlanan haftalık raporda, Batı Şeria'da İsrail'in yerleşim faaliyetlerinin belirgin bir şekilde hızlandığına dikkat çekildi. Rapora göre, İsrail'de ekim ayında yapılması planlanan seçimler öncesinde bölgedeki yayılmacı politikalar yoğunlaşırken, bu durumun 1995'te imzalanan İkinci Oslo Anlaşması ve takip eden mutabakatları ciddi şekilde baltalama potansiyeli taşıdığı vurgulandı.
Raporda, İsrail hükümetinin Batı Şeria'nın "C" Bölgesi'ni genişletme çabalarını artırdığı ve Filistin Yönetimi'nin "A" ve "B" bölgelerindeki birçok yetkisini kısıtlayarak mevcut anlaşmaları ihlal ettiği belirtildi. Uzun yıllardır "C" bölgesindeki Filistin varlığını azaltmayı hedefleyen İsrail'in, son iki buçuk yılda "B" bölgesinde 26 yeni yasa dışı yerleşim birimi ve hayvancılık temelli çiftlik kurduğu kaydedildi. Ayrıca, İsrailli yerleşimciler tarafından Filistin kontrolündeki "A" ve "B" bölgelerinde 100 bin dönümden fazla araziye el konulduğu ve özellikle "A" bölgesinde arazi gasbına yönelik askeri emirlerde eşi benzeri görülmemiş bir artış yaşandığı ifade edildi.
Bu gelişmeler, Batı Şeria'nın statüsünü ve geleceğini doğrudan etkileyen önemli adımlar olarak değerlendiriliyor. Filistin Kurtuluş Örgütü'ne bağlı büronun raporu, bölgedeki demografik yapıyı ve toprak bütünlüğünü değiştirmeye yönelik sistemli bir çabanın devam ettiğini ortaya koyuyor. İsrail'in bu politikaları, uluslararası hukuka göre yasa dışı kabul edilen yerleşim faaliyetlerinin genişlemesiyle birlikte, bölgedeki barış sürecini ve iki devletli çözüm umutlarını da tehlikeye atıyor.
Hatırlatmak gerekirse, Filistin Yönetimi ile İsrail arasında 1995 yılında imzalanan İkinci Oslo Anlaşması çerçevesinde Batı Şeria, idari ve güvenlik sorumluluklarına göre "A", "B" ve "C" olmak üzere üç ayrı bölgeye ayrılmıştı. Batı Şeria'nın yaklaşık yüzde 18'ini oluşturan "A" bölgesinin idari ve güvenlik kontrolü tamamen Filistin Yönetimi'ne bırakılırken, yüzde 22'sini oluşturan "B" bölgesinin idari kontrolü Filistin Yönetimi'nde, güvenlik kontrolü ise İsrail'deydi. Yüzde 60'ından fazlasını kapsayan "C" bölgesinin idari ve güvenlik kontrolü ise İsrail'e devredilmişti. Mevcut rapor, İsrail'in bu anlaşma kapsamındaki yetki dağılımını fiilen değiştirmeye çalıştığını gözler önüne seriyor.
Kaynak: TRT Haber (CaddeNews AI Derlemesi)


Yorumlar (0)
İlk yorumu siz yapın.