Gazze Şeridi'nde Ekim 2023'ten bu yana devam eden çatışmalar, bölgedeki kadınların yaşamını derinden etkileyerek on binlerce kadını ölüm, kayıp ve ağır sağlık sorunlarıyla karşı karşıya bıraktı. Filistin Merkezi İstatistik Bürosu'nun 18 Temmuz 2026 tarihli verilerine göre, bu süreçte 12 bin 400 kadın hayatını kaybetti. Kayıp olarak bildirilen 11 bin 200 kişiden 4 bin 700'ünün kadın ve çocuk olduğu belirtilirken, bu kişilerin büyük bir kısmının yıkılan binaların enkazı altında kaldığı tahmin ediliyor. Birleşmiş Milletler Kadın Birimi'nin (UN Women) Nisan 2026'da yayımladığı bir rapor ise, Ekim 2023 ile Aralık 2025 arasında 38 binden fazla kadın ve kız çocuğunun çatışmalarda yaşamını yitirdiğini, 11 bin kadının ise ömür boyu sürecek yaralanmalara maruz kaldığını ortaya koyuyor. Çatışmaların başladığı günden bu yana 74 binden fazla Filistinlinin hayatını kaybettiği, 175 binden fazla kişinin yaralandığı ve bölgedeki altyapının yaklaşık yüzde 90'ının enkaza döndüğü kaydediliyor.
Sağlık sisteminin çöküşü, özellikle hamile kadınlar ve yeni doğanlar için ağır sonuçlar doğurdu. Uluslararası Aile Planlaması Federasyonu'nun Temmuz 2024 tarihli açıklamasına göre, saldırıların ilk dokuz ayında Gazze'deki düşük vakalarında en az yüzde 300'lük bir artış yaşandı. İnsan Hakları İçin Hekimler (PHR) örgütünün Ocak 2026 raporunda 2025'in ilk altı ayında 2 bin 600 düşük vakası belgelenirken, 220 gebelikle bağlantılı ölüm ve 1460 erken doğum kaydedildiği belirtildi. Gazze Sağlık Bakanlığı'nın 20 Temmuz 2026 tarihli verileri ise 2026'nın ilk yarısında düşük oranının her bin canlı doğuma karşılık 208,5'e ulaştığını gösteriyor; bu oran, 2025'in ikinci yarısındaki 64'lük oranın yaklaşık 3,3 katına denk geliyor. Nisan 2026'da zirveye çıkan düşük vakaları, Haziran ayında toplamda 790 vaka ile en yüksek aylık sayıya ulaştı. Hamile kadınların yüzde 57,1'inin anemi sorunu yaşadığı ve yetersiz beslenmenin düşük doğum ağırlığı, erken doğum ve anne ölümlerini artırdığı da raporlarda yer alıyor. Günde yaklaşık 130 doğumun kaydedildiği bölgede, sağlık altyapısının yetersizliği nedeniyle çok sayıda kadın hastane dışında, hijyenik olmayan ve güvensiz koşullarda doğum yapmak zorunda kalıyor.
Çatışmaların sosyal ve insani boyutları da derinleşerek devam ediyor. Birleşmiş Milletler kuruluşlarının Haziran 2026'da yayımladığı raporlar, Gazze'de 1 milyon kadın ve kız çocuğunun temiz suya erişemediğini, 690 bininin aşırı kalabalık sığınaklarda yaşam mücadelesi verdiğini ve 328 bin kız çocuğunun eğitimden koptuğunu ortaya koyuyor. Aile yapılarının da derinden sarsıldığı bölgede, eşlerini kaybeden, yaralanan veya kaybolan kadınlar, ailelerinin geçim yükünü üstlenmek zorunda kalıyor. UN Women raporuna göre, kadınların geçimini sağladığı Filistinli ailelerin oranı çatışmalar öncesindeki yüzde 9'dan yüzde 14'e yükselerek 58 bin 600 ailenin kadınlar tarafından idare edildiğini gösteriyor. Bu durum, yerinden edilme, yoksulluk ve aile fertlerinin kaybından kaynaklanan bakım ve korunma ihtiyaçlarının yanı sıra kadınlar ile genç kızlara uzun vadeli ekonomik ve sosyal yükler getiriyor. 10 Ekim 2025'te varılan ateşkese rağmen, Gazze'deki Sağlık Bakanlığı'na göre ihlaller devam ediyor ve bu da insani krizin boyutunu daha da artırıyor.
Kaynak: TRT Haber (CaddeNews AI Derlemesi)


Yorumlar (0)
İlk yorumu siz yapın.