Bölgede devam eden çatışmalar ve kısıtlamalar nedeniyle Gazze Şeridi'nde yaklaşık 2,2 milyon Filistinli'den 1,9 milyonu defalarca kez zorla yerinden edildi. Yaşanan saldırılar sonucunda, bölgedeki konutların yüzde 80'inden fazlası ya tamamen yıkıldı ya da ağır hasar gördü. Temel yapı ve inşaat malzemelerinin girişine getirilen kısıtlamalar, evlerini kaybeden yüz binlerce kişinin derme çatma çadırlarda yaşam mücadelesi vermesine neden oluyor. Bu durum, insani krizi derinleştirerek bölge halkının dayanma gücünü sınıyor.
Yaklaşık 2,2 milyon Filistinli, Gazze Şeridi'nin toplam yüz ölçümünün yüzde 40'ına denk gelen dar bir alana sıkışmış durumda. Bir tarafı Akdeniz, diğer tarafı ise kuşatma altında olan bu bölgede, her köşe başında derme çatma çadırlardan oluşan çadır kentlere rastlamak mümkün hale geldi. Neredeyse yeni bir çadır kuracak yer bulmanın bile imkansızlaştığı Gazze'de, yerinden edilen aileler hayata tutunmanın yollarını arıyor. Bu zorlu koşullar altında yaşamını sürdürmeye çalışanlardan biri de Gandur ailesi.
Gandur ailesinden anne Tağrid el-Gandur, bir haber ajansına yaptığı açıklamada, eşini kaybettikten 20 gün sonra Cibaliye'den zorla göç etmek zorunda kaldıklarını anlattı. Kızının doğum yapmasının hemen ardından başlayan bu yolculukta, ailesi ve komşularıyla birlikte belirsizliğe doğru yola çıktıklarını belirtti. Yerinden edilme sırasında saldırıların devam ettiğini ve çocuklarının da aralarında bulunduğu bazı kişilerin geri dönmek zorunda kaldığını aktaran Tağrid, yanlarında hiç parası olmadan, bilmedikleri bölgelerde dört kez yer değiştirmek zorunda kaldıklarını söyledi. Yaşadığı zorlukları, “İnsan birbirini kaybediyor. İnsanlar birbirinden kopuyor. Evinden, ailenden, komşularından ayrılmak zorundasın. Hiç ait olmadığın bir yerde yabancı gibi hissediyorsun” sözleriyle özetleyen Tağrid, çatışmalar öncesindeki güvenli ve huzurlu hayatlarına özlem duyduğunu, şimdilerde ise çadırda kum, böcek, sivrisinek ve farelerle mücadele ettiklerini ifade etti.
Tağrid el-Gandur'un kızı İslam el-Gandur ise, üç yıldır süren saldırıların hayatlarından geriye sadece yıkım bıraktığını dile getirdi. Eşinin saldırıların ortasında evlerini terk etmek istemediğini, çocukları için endişelendiğini anlatan İslam, sonunda çocuklarıyla birlikte okullara sığınmak zorunda kaldığını belirtti. Eşinin hem 2014'teki hem de son saldırılarda yaralandığını, yedi kişilik ailesinden üç kişinin yara aldığını aktaran İslam, eşinin omzundan ve omurgasından aldığı yaralar nedeniyle artık hem erkeklerin hem kadınların yaptığı işleri kendisinin üstlendiğini söyledi. Bütün dünyanın ve Birleşmiş Milletler'in bu duruma kulak vermesini isteyen İslam, “Bu durumdan kurtulmak, artık rahatlamak istiyoruz. Yerimize, evimize dönmek istiyoruz. Hayatın değişmesini istiyorum. Gerçekten çok yorulduk, çok yorulduk, çok yorulduk” diyerek yaşadıkları tükenmişliği ve umutsuzluğu dile getirdi.
Kaynak: TRT Haber (CaddeNews AI Derlemesi)


Yorumlar (0)
İlk yorumu siz yapın.