$ USD:49,3609
€ EUR:55,1347
£ GBP:65,2667
Gram Altın:6.618,56
CaddeNews Logo
Haberler/Eğitim+/OECD Raporu: Türkiye Öğretmen Kadrosu ve Mezuniyet Başarısıyla Zirveye Ortak

OECD Raporu: Türkiye Öğretmen Kadrosu ve Mezuniyet Başarısıyla Zirveye Ortak

CN
Caddenews tarafından yayınlandı
12 Ekim 2026, 15:31 yayınlandı 12 Ekim 2026, 20:08 güncellendi
OECD Raporu: Türkiye Öğretmen Kadrosu ve Mezuniyet Başarısıyla Zirveye Ortak

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) tarafından yayımlanan ve ana teması küresel 'öğretmen açığı' olarak belirlenen 'Bir Bakışta Eğitim 2026' raporu, Türkiye'nin eğitim göstergelerinde kaydettiği ilerlemeyi gözler önüne serdi. Rapora göre Türkiye, dünya genelinde giderek derinleşen öğretmen açığı krizine ve mesleğe yönelik azalan ilgiye rağmen süreci en başarılı yöneten ülkelerden biri oldu. İlköğretim ve ortaöğretim kademelerinde öğretmen ihtiyacını eksiksiz karşılayabilen Türkiye, bu alanda Güney Kore ile birlikte tüm OECD ülkeleri arasında zirveyi paylaştı. Ayrıca Türkiye'de görev yapan öğretmenlerin yüzde 32'sinin 35 yaş altında olması, yüzde 22 olan OECD ortalamasına kıyasla ülkenin son derece genç ve dinamik bir eğitimci kadrosuna sahip olduğunu tescilledi.

Eğitim kalitesini doğrudan etkileyen faktörler arasında yer alan öğretmen motivasyonu ve çalışma koşullarında da kayda değer göstergeler paylaşıldı. PISA verileri üzerinden okul yöneticileriyle yapılan anketlere göre, öğretmen devamsızlığının öğrencilerin akademik gelişimini olumsuz etkilediğini belirten müdürlerin oranı Türkiye'de sadece yüzde 6'da kalırken, bu oran OECD genelinde yüzde 27 olarak kaydedildi. Maddi koşullar açısından da son on yıllık periyotta öğretmen maaşlarındaki reel artış OECD'yi geride bıraktı. 15 yıllık deneyime sahip ortaokul öğretmenlerinin reel maaşları Türkiye'de yüzde 31 artış gösterirken, OECD ortalamasındaki artış yüzde 6-7 aralığında kaldı. Bu süreçte öğretmen başına düşen öğrenci sayıları da ortaokulda 14'e, ortaöğretimde ise 11'e gerileyerek sınıf mevcutlarında uluslararası standartlar yakalandı.

Raporda dikkat çeken bir diğer başlık ise eğitime ayrılan kaynaklar ve zamanında mezuniyet oranları oldu. Türkiye'de kamu harcamaları içerisinde eğitime ayrılan pay yüzde 9,9 ile OECD ortalamasını aşarken, doğrudan eğitim altyapısı, bina ve donanıma yönelik yatırımların toplam harcamalardaki payı yüzde 14'e ulaşarak yüzde 9 olan örgüt ortalamasının oldukça üzerine çıktı. Bu yatırımların somut bir sonucu olarak, lise çağındaki öğrencilerin ortaöğretimi öngörülen 4 yıllık sürede tamamlama oranı yüzde 92 olarak kayıtlara geçti. Yüzde 75 düzeyindeki OECD ortalamasını geride bırakan Türkiye; Kanada, İrlanda ve İsviçre gibi ülkelerle birlikte öğrencilerin eğitim hayatını kesintisiz ve zamanında tamamlamasında en başarılı ülkeler arasında konumlandı.

Erken çocukluk eğitimi ve kadınların eğitime katılımında da tarihi sıçramalar gerçekleşti. 3 yaşından zorunlu eğitim çağına kadar olan okul öncesi eğitime katılım oranı son on yılda 13 puan artış kaydederek 5 yaş grubunda yüzde 87 seviyesine ulaştı. Yükseköğretim basamağında ise 25-34 yaş grubundaki kadınların üniversite mezuniyet oranı 2015 yılındaki yüzde 27 seviyesinden 2025 itibarıyla yüzde 50'ye tırmandı. OECD genelinde aynı dönemde kadınların mezuniyet oranı yalnızca 8 puan yükselirken, Türkiye'deki 23 puanlık artış eğitimde fırsat eşitliği ve erişilebilirlik adına önemli bir dönüşüm olarak rapora yansıdı.

Kaynak: TRT Haber (CaddeNews AI Derlemesi)

Bu haberi paylaş

Yorumlar (0)

İlk yorumu siz yapın.

Bir Yorum Bırakın

Bot Doğrulaması: 0 + 0 = ?