1. Haberler
  2. Genel
  3. Şık Tasmalar ve Hipnoz Edilmiş Milletler

Şık Tasmalar ve Hipnoz Edilmiş Milletler

featured
0
Paylaş

Emperyalizm yalnızca toprakları değil, zihinleri de işgal eder.

Bugün özgürlük diye sunulan şey, çoğu zaman daha parlak bir zincirdir.

 

Emperyalizm; gücü elinde tutan bir devletin, başka milletlerin kaderini onların rızası olmadan belirleme arzusudur. Bu arzu yalnızca toprak işgaliyle sınırlı değildir. Asıl işgal, zihinlerde başlar.

 

Bir emperyalist, göz diktiği ülkenin kaynaklarını doğrudan ele geçiremezse başka yollar dener. Önce o kaynakların işlenmesini engeller. Çünkü o madenleri, o petrolü, o verimli toprağı işleyecek şirketler zaten kendisinindir.

Mağdur edilen ülke kendi tesislerini kurmak ister; krediye ihtiyaç duyar. Bankalar mı? Onlar da emperyalistlerin bankalarıdır. Kapılar bir bir kapanır.

 

Ülke, tüm şartlarını zorlayarak tesislerini kurar, mühendislerini yetiştirir, kendi ayakları üzerinde durmaya çalışır.

Tam bu noktada “garip” kazalar başlar.

Trafik kazaları, uçak düşmeleri, intihar süsü verilmiş ölümler…

Bir milletin umudu birer birer toprağa gömülür.

 

Yetmez.

 

Mağdur ülke, işleyebildiği kaynaklarını başka ülkelere satmaya çalışır.

Emperyalistler ticareti yasaklar, ambargolar devreye girer.

Mağdur devlet kendi malını, kendi şartlarıyla satmak ister.

Bu kez “yolsuzluk”, “ahlaksızlık”, “şantaj” sahne alır.

 

Ambargoyu delmeye çalışan herkes susturulur.

O ülkeyle dost olmak isteyenler tehdit edilir.

Zengin bir ülke, aç kurtların arasında yalnız bırakılır.

Bir halk, gözler önünde açlığa ve sefalete mahkûm edilir.

 

Mağdur edilen ülke korkmadan mücadelesine devam ederse bu kez sahneye demokrasi çıkar.

 

Seçim sandıkları, “özgürlük” sloganları, muhalefete verilen görünmez destek…

Aynı anda medya çalışmaya başlar:

 

“Ülke batıyor.”

“Halk perişan.”

“Ekonomi çöktü.”

 

Oysa bu çöküşü hazırlayan ambargoyu koyan yine emperyalistlerin kendisidir.

Ama faturayı yönetime keserler.

 

Dizi filmlerle, haberlerle, sosyal medya algılarıyla bir halk yeniden şekillendirilir.

“Asayiş sağlanamıyor” yaygarasıyla protestolar kışkırtılır.

Umut yerini öfkeye, öfke yerini kaosa bırakır.

 

Yetmez.

 

Eğer o ülkenin lideri ve bilinçli halkı tam bağımsızlık için, milli ve yerli bir duruşla hâlâ direniyorsa, sahne bu kez karanlıktır.

Darbe girişimleri başlar.

Ajanlar devreye girer.

 

Olmazsa?

 

Helikopterler iner.

Başkanlık sarayı basılır.

Lider ve eşi kaçırılır.

Uluslararası hukuk, bir gecede buhar olur.

 

Ve en acısı…

 

Medya tarafından hipnoz edilmiş bir halk, kendi bağımsızlığı için direnen liderinin esir alınışını kutlar.

Alkışlar.

Paylaşır.

Sevinir.

 

Geçtiğimiz günlerde Venezuela bunu yaşadı. Bu kaderi paylaşan nice ülke var. Ve maalesef bu tablo, dünyada hâlâ tekrar etmeye devam ediyor.

 

Emperyalizm yalnızca silahla gelmez.

Gıdayla gelir.

Kültürle gelir.

Sanatla, dizilerle, sosyal medya trendleriyle gelir.

 

Ve milletleri yavaş yavaş, gönüllü kölelere dönüştürür.

 

Bugün birçok insan, kendisini sömüren güçlerin gönüllü avukatlığını yapıyor.

O devletlerin reklamını, kendi ülkesinin sokaklarında yapıyor.

Çünkü ona “özgürlük” diye sunulan şeyin aslında şık bir tasma olduğunu fark etmiyor.

 

Keşke bu oyun artık işe yaramıyor diyebilseydim.

Ama hipnoz edilmiş milletler üzerinde hâlâ çalışıyor.

 

Unutmayalım:

Milli ve yerli olunmadıkça bağımsızlık kazanılmış sayılmaz.

Bağımsızlığı kazanılmamış bir özgürlük de özgürlük değildir.

O sadece daha parlak bir zincirdir.

1
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü
Şık Tasmalar ve Hipnoz Edilmiş Milletler
+ -
Giriş Yap

Cadde News ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin