Amerika Birleşik Devletleri'nin arabuluculuğunda imzalanan ve bölgede uzun vadeli barışı tesis etmeyi amaçlayan çerçeve anlaşmaya rağmen, İsrail ordusunun Lübnan'ın güney kesimleri başta olmak üzere çeşitli bölgelerine yönelik askeri hareketliliği hız kesmeden devam ediyor. Diplomatik girişimlerin gölgesinde kalan bölgede, barış umutları yerini sahada tırmanan çatışma ve yıkım görüntülerine bıraktı. Lübnan resmi kaynaklarından edinilen bilgilere göre, sınır hattındaki pek çok yerleşim yeri yoğun topçu ateşi ve askeri operasyonların hedefi oldu.
Askeri operasyonların yoğunlaştığı Sur ve Marcayun bölgelerinde sivil altyapı ve konutlar büyük zarar gördü. Mansuri beldesi yakınlarında patlayıcı yüklü bir insansız hava aracının infilak etmesinin ardından bölge tank atışlarıyla sarsıldı. Eş zamanlı olarak Buyut es-Siyad ve Mecdel Zun beldelerinde çok sayıda konutun ateşe verildiği ve patlayıcılarla tahrip edildiği bildirildi. Marcayun'a bağlı Hula beldesinde ise askeri iş makineleriyle bazı binaların yıkılması, sahadaki fiziksel tahribatın boyutunu gözler önüne serdi.
Saldırılar sadece sınır hattıyla sınırlı kalmayıp iç kesimlere de yayıldı. Litani Nehri yatağı, Beni Hayyan beldesi ve ed-Debşe tepesi çevresi yoğun topçu atışlarına maruz kalırken, Kantara beldesine gece saatlerinde savaş uçaklarıyla hava harekatı düzenlendi. Bint Cübeyl bölgesindeki askeri tarama faaliyetleri sırasında Serbin ve Beraşit beldelerinde büyük çaplı patlamalar gerçekleştirildi, Hadasa beldesi banliyöleri ise şafak vaktinde topçu mermilerinin hedefi oldu.
Sınır bölgelerindeki sıcak çatışmaların yanı sıra, askeri havacılık hareketliliği de dikkat çekici boyutlara ulaştı. Başkent Beyrut ve güneydeki Zahrani bölgesi üzerinde alçak irtifada uçuş yapan insansız hava araçları, bölgedeki güvenlik endişelerini ve askeri gerilimi en üst düzeye çıkardı. Yaşanan bu gelişmeler, diplomatik çözüm arayışlarının sahada karşılık bulmakta zorlandığını bir kez daha ortaya koydu.
Kaynak: TRT Haber (CaddeNews AI Derlemesi)


Yorumlar (0)
İlk yorumu siz yapın.