Uluslararası İşitme Engelliler Haftası kapsamında açıklamalarda bulunan Sağlık Bakanlığı, bireylerin bilişsel, sosyal ve akademik gelişiminde erken tanının oynadığı kritik role dikkat çekti. Doğuştan meydana gelebilen işitme kayıplarının yanı sıra enfeksiyonlar, travmalar ve yoğun gürültüye maruz kalma gibi çevresel faktörlerin de işitme sağlığını tehdit edebileceğini vurgulayan yetkililer, özellikle gelişim çağındaki çocukların düzenli kontrollerden geçirilmesinin önemini hatırlattı.
Türkiye genelinde yürütülen koruyucu sağlık hizmetleri doğrultusunda hem yeni doğanlara hem de ilkokul seviyesindeki öğrencilere yönelik kapsamlı tarama protokolleri uygulanıyor. 2008 yılından beri aralıksız sürdürülen Yenidoğan İşitme Tarama Programı çerçevesinde, son iki yıllık süreçte 1 milyon 756 bin bebeğin muayenesi tamamlandı. Yapılan incelemeler neticesinde risk tespit edilen ya da ileri değerlendirmeye gereksinim duyan 24 bin bebek, tam teşekküllü ileri tanı merkezlerine yönlendirildi.
Taramaların okul çağındaki ayağında da benzer bir hassasiyet göze çarpıyor. 81 ildeki ilkokul 1. sınıf öğrencilerini kapsayan Okul Çağı Çocuklarda İşitme Tarama Programı vasıtasıyla son iki yılda 2 milyon 129 bin çocuk kontrolden geçirildi. Gözden kaçmış veya sonradan gelişmiş işitme problemlerinin tespit edilmesi amacıyla yapılan bu tetkikler sonucunda, 118 bin öğrenci ileri tetkik ve tedavi için kulak burun boğaz (KBB) kliniklerine sevk edildi.
Öte yandan, işitme engeli bulunan vatandaşların sağlık hizmetlerine aracısız ve konforlu biçimde ulaşabilmesi için hayata geçirilen Engelsiz Sağlık İletişim Merkezi (ESİM) de çalışmalarını kesintisiz sürdürüyor. Bugüne dek 118 bin kişinin faydalandığı, son iki yılda ise 30 bin çağrının yanıtlandığı sistem, ücretsiz mobil uygulama üzerinden profesyonel işaret dili tercümanları aracılığıyla 7 gün 24 saat acil müdahale ve randevu alma desteği sağlamaya devam ediyor.
Kaynak: TRT Haber (CaddeNews AI Derlemesi)


Yorumlar (0)
İlk yorumu siz yapın.