Türkiye'de tütün tüketimine ilişkin yayımlanan son veriler, bağımlılık haritasındaki değişimi ve halk sağlığına yönelik ciddi tehditleri bir kez daha gözler önüne serdi. Sağlık Bakanlığı ve Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) 2025 Türkiye Sağlık Araştırması sonuçlarına göre, 15 yaş ve üzerindeki bireylerde tütün ürünü kullanım oranı erkeklerde yüzde 46, kadınlarda ise yüzde 20,6 olarak belirlendi. Ülke genelinde 2008 yılında yüzde 31,2 seviyesinde olan toplam tütün kullanım oranı 2025'te yüzde 33,2'ye tırmanırken, özellikle kadınlardaki artış hızı dikkat çekici boyutlara ulaştı. Erkeklerde tütün tüketimi son 17 yılda yüzde 47,9'dan yüzde 46'ya gerilerken, kadınlarda bu oran yüzde 15,2'den yüzde 20,6'ya yükselerek yaklaşık yüzde 35 oranında bir sıçrama kaydetti.
Küresel ölçekte kronik rahatsızlıkların çeyreğinden ve akciğer kanseri vakalarının yüzde 90'ından doğrudan sorumlu tutulan tütün mamulleri, Türkiye'de de can kayıplarının en büyük nedenleri arasında yer alıyor. Dünya genelinde her yıl 1,6 milyonu pasif içicilikten olmak üzere 7 milyon insan tütün kaynaklı sebeplerle yaşamını yitirirken, Türkiye'de bu sayı yıllık ortalama 125 bine ulaşıyor ve bu ölümlerin 25 binini yalnızca tütün dumanına maruz kalanlar oluşturuyor. Özellikle erkeklerde akciğer kanseri görülme sıklığı ve buna bağlı can kayıplarında dünyada zirvede bulunan Türkiye'de, 2024 yılı resmi kayıtları tüm vefatların yüzde 67,3'ünün sigarayla doğrudan bağlantılı olan dolaşım sistemi, tümör ve solunum yolu hastalıklarından kaynaklandığını gösteriyor.
Giderek ağırlaşan bu tablonun önüne geçebilmek adına denetim ve bilinçlendirme mekanizmaları hız kesmeden işletiliyor. Sağlık Bakanlığı bünyesinde kurulan Tütünle Mücadele Timleri ile Mobil Sigara Bırakma Poliklinikleri, yurt genelinde geniş çaplı faaliyetler sürdürerek bugüne kadar 1 milyondan fazla kişiye pasif etkilenim ve bağımlılıkla mücadele eğitimi verdi. Denetimlerin şeffaflığını ve caydırıcılığını artırmak amacıyla iller arasında çapraz denetim modeli uygulanırken, gelen vatandaş ihbarları da anlık olarak değerlendirilerek sahaya yansıtılıyor. Dumansız Hava Sahası prensibi doğrultusunda hem tütün kullanmayan bireylerin hakları gözetiliyor hem de bırakmak isteyenlere profesyonel hekim desteği sağlanıyor.
Genç nüfusun tütün endüstrisinin hedefi olmasını engellemek amacıyla 2024-2028 Tütün Kontrolü Strateji Belgesi ve Eylem Planı da kararlılıkla yürütülüyor. Milli Eğitim Bakanlığı, Yeşilay, Sağlık Bakanlığı ve Yükseköğretim Kurulu (YÖK) koordinasyonunda öğrenci, veli ve öğretmenlere yönelik kapsamlı eğitim programları düzenleniyor. Gelecek nesilleri koruma vizyonunun bir parçası olarak üniversite kampüslerinde 'Dumansız Kampüs' uygulaması hayata geçirilirken; açık ve kapalı alanlardaki tütün kullanımının kısıtlanması, ürünlerin görünürlüğünün minimize edilmesi ve gençlerin temiz bir çevrede eğitim alması hedefleniyor.
Kaynak: TRT Haber (CaddeNews AI Derlemesi)


Yorumlar (0)
İlk yorumu siz yapın.