Kanada merkezli CBC News tarafından incelenen uydu görüntüleri, Gazze Şeridi'nde daha önce yoğun nüfuslu olan ve çatışmalarda yıkıma uğrayan bölgelerin iş makineleriyle düzleştirildiğini ve bu alanlara yeni askeri üsler kurulduğunu ortaya koyuyor. Bu operasyonların, molozlar altında kalmış olabilecek cenazelerle birlikte, olası savaş suçlarının kanıtlarını da ortadan kaldırdığı iddia ediliyor. Analizler, İsrail ordusunun, özellikle sivil yerleşim yerlerinin bulunduğu alanları temizleyerek askeri karakollar inşa ettiğini belgeliyor.
Yıkım operasyonları, Gazze'deki Filistinli aileler için derin bir acı kaynağı haline geldi. Yıkıntıların altında kalan yakınlarının naaşlarına ulaşma umutları, bu temizleme faaliyetleriyle birlikte tükeniyor. Gazze kentinde evi bombalanan Dalal Faraj, uydu görüntülerinde evinin bulunduğu alanın tamamen temizlendiğini görünce büyük bir şok yaşadı. Ekim 2023'teki saldırılarda eşi Taha ve oğlu Nasr'ı kaybeden Faraj, eski mahallesinin yerinde bir İsrail askeri üssü kurulduğunu gösteren kayıtlarla, cenazelere ulaşma umudunu tamamen yitirdiğini belirtiyor. Benzer şekilde, Refah'taki "İsveç Köyü" bölgesinde 14 akrabasını kaybeden Şahir Muhammed Ebu Avde de, evinin enkazının tamamen kaldırıldığını ve ailesinin naaşlarına ulaşma ihtimalinin sıfıra indiğini ifade ediyor.
Londra merkezli araştırma kuruluşu Forensic Architecture'dan Julia Nueno Guitart ve İngiltere'deki Oxford Üniversitesi'nden uluslararası hukuk uzmanı Prof. Dr. Janina Dill de bu bulguları destekliyor. Guitart, 2 binden fazla benzer vakayı belgelediklerini ve İsrail ordusunun, cenazelerin hala molozlar altında olduğu bölgeleri bile yeni askeri üslerin etrafını düzleştirmek amacıyla temizlediğini belirtiyor. Prof. Dill ise, bombalanan bir bölgedeki enkazın kaldırılmasının uluslararası hukuka uygun olabilmesi için ölenlerin cenazelerinin toplanması, kimlik tespiti ve delillerin korunmasının mutlak şart olduğunu vurguluyor. Bu temel unsurlar gözetilmeden yapılan moloz kaldırma faaliyetlerinin Cenevre Sözleşmesi yükümlülüklerine aykırı olduğunu ekliyor.
Gazze'de delillerin karartıldığı ve enkazdan cenazelerin çıkarılmadığı yönündeki suçlamaları reddeden İsrail ordusu, 10 Ekim 2025'teki ateşkesten bu yana enkaz altından çıkarılan cenazelerden kaçının Filistinlilere teslim edildiği sorusuna ise yanıt vermedi. Gazzeli aileler, cenazelerin çıkarılması veya teslim edilmesiyle ilgili hiçbir yetkilinin kendileriyle iletişime geçmediğini aktarıyor. Birleşmiş Milletler (BM) Filistin Özel Raportörü Francesca Albanese ve BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği temsilcisi Ajith Sunghay da, Gazze'deki enkaz kaldırma çalışmalarının uluslararası suçların kanıtlarını yok etmemesi ve insan kalıntılarının bulunmasını engellememesi gerektiğini defalarca dile getirdi. Uluslararası Adalet Divanı'nın 2024'te İsrail'e delillerin korunması yönünde ihtiyati tedbir kararı alması, meselenin ciddiyetini gözler önüne seriyor. Ekim 2023'ten bu yana Gazze Şeridi'ne düzenlenen saldırılarda toplam 74 binden fazla Filistinlinin yaşamını yitirdiği, 175 binden fazla kişinin yaralandığı belirtiliyor.
Kaynak: TRT Haber (CaddeNews AI Derlemesi)


Yorumlar (0)
İlk yorumu siz yapın.